Beyaz Adam Başımı Okşadı Anne... Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Hüseyin Gülerce, Zaman   
12.06.2003

5–7 Haziran tarihleri arasında Kazakistan'ın Almatı (Almaata) şehrinde yapılan Kültürlerarası Diyalog Forumu, küreselleşen dünyamızda Avrasya'nın rolünü ve önemini hatırlamamızı sağladı.

Kazakistan Milli Eğitim Bakanlığı, Kazakistan Kültür Bakanlığı, Kazakistan Yazarlar Birliği, UNESCO, ABD Almatı Büyükelçiliği, Rusya Federasyonu Almatı Büyükelçiliği, Diyalog Avrasya Platformu ve DA Dergisi ile KATEV (Kazakistan–Türkiye Eğitim Vakfı)'in organize ettiği forum, Avrasya'dan Batı'ya bakış adına da ufuk açıcıydı.

Forumdaki konuşmalara iki heyecan hakim oldu. Köklere bağlı kalma ve demokratikleşme. Kazakistan Kültür Bakanı Muhtar Kulmuhammed'in sorusu da bir başka boyutu işaret etti: "Aramızdaki kardeşliği küreselleşme sürecinde nasıl değerlendireceğiz?

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra o coğrafyada yaşayan milletlerin kültürel ve manevî bir boşluğa düştüğü besbelli. Ama şimdi bir "köklere dönme" heyecanı yaşanıyor. Kazakistan Baş Müftüsü (Diyanet İşleri Başkanı) Abussettar Derbiselikajı heyecanla şöyle diyordu: "Çok değil, 12 sene önce Sovyet kültürünü övüyorduk. 'Yalan ideoloji' yüzünden değerlerimiz ve manevî varlığımız sarsıntı geçirdi. Halbuki dinsiz millet yaşayamaz. İslâm ise bizim için sadece bir din değil, bağımsızlığımızın da temelidir. Bu dinden bizi kimse ayıramaz. Bizim kökümüzün Türk, dinimizin İslâm olduğunu hiç unutmayacağız. Misyonerler boşuna ümitlenmesin..."

Başta da belirttiğim gibi foruma demokratikleşme heyecanı da yansıdı. Ancak ciddi bir endişe de yüksek sesle dile getirildi. Kazakistan'ın en sevilen yazarlarından Muhtar Şahanov, sık sık alkışlarla kesilen konuşmasında; "Pazar ekonomisinin mimarları, demokrasiye manevî temel koymayı unuttular. İnsandan, onu insan yapan değerleri alırsanız geriye ne kalır? Demokrasi, paraya dayanarak değil, bilime ve maneviyata dayanarak gelişebilir." dedi.

Kazakistan'ın eski başkenti Almatı'da Kazak–Türk okullarından ikisini de Türkiye'den gelen heyet olarak ziyaret ettik. Bu okullar, başarıları ve eğitim kaliteleri ile yöneticiler ve halk tarafından o kadar benimsenmiş ki bir talep patlaması yaşanıyor. 1200 öğrencinin alınacağı Almatı'daki Türk okullarına 50 bin başvuru olmuş. "İdareciler Kazakistan'da bu okullardan 24 tane var. Bir 24 tane daha açılsa ihtiyaç yine karşılanamaz." diyorlar. Almatı'da ayrıca Süleyman Demirel Üniversitesi var. Onu da ziyaret etme ve bilgi alma imkânımız oldu.

Tabii bu ziyaretlerden sonra heyetteki herkes bu okullarda görev alan isimsiz kahramanları, yani Türkiye'den gelen öğretmenleri merak etti. 50 kadarı ile Aksay Lisesi'nin konferans salonunda bir araya geldik. Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Prof. Dr. Bekir Karlığa, Türkiye Hahambaşı Genel Sekreteri Yusuf Altıntaş, Ali Bulaç ve Naci Tosun kısa konuşmaları ile duygularını anlattılar.

Karşımızdaki bu genç ve fedakâr öğretmenler, hayatlarının baharında bir insanlık projesinde gönüllü yer alıyorlar. 10 yıldan fazla bu coğrafyada çalışanlar var. Çocuklarının biri Azerbaycan'da, diğeri Kazakistan'da doğanlar var. Üstelik sadece Asya'da değiller. Beş kıtada elliden fazla ülkede onlar gibi binlercesi var. En tesirli dille, hal dili ile konuşuyorlar. Sevgi, şefkat, ismet, iffet ve merhamet onların karakteri olmuş. Medeniyetlerarası diyaloğun mayasını asıl onlar karıyor.

Naci Tosun Bey çok etkileyici bir olay anlattı. Afrika'daki bir okulda, zenci öğrenci ilk derse giriyor. Okul müdürünün yanından geçerken müdür bey onun başını okşuyor ve sırtını sıvazlıyor. Siyah çocuk ilk teneffüsü zor ediyor ve eve kadar koşuyor. Annesi telaşla "Ne oldu?" diyor. Cevap; "Beyaz adam başımı okşadı anne..."

Sevgi, diyalog ve hoşgörü yolu güzel bir yol.

 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri