Izdırap Alâkanın Göstergesidir Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   

İnsan herhangi bir ideale, inandığı ölçüde gönül verir ve alâkadar olur. Alâkadarlığı nisbetinde de yer yer sevinç, zaman zaman da ızdırap duyar. Bu ölçüye göre, bağlı bulunduğu da’vâ uğrunda bütün bir gün ve haftasını, ay ve senesini hatta, senelerini verenler olabileceği gibi, onu varlığının gayesi bilip dünya ve ukbâsını fedâ edenler de vardır. Öyleleri vardır ki, saçları adedince başları bulunsa, da’vâsı uğrunda her gün birini isteseler, tereddüt etmeden verir; verir de minnet bile eylemez... İnsanlığın iftihar tablosu, bu hususta o kadar hızlı ve o denli ileri idi ki, Yüce Yaratıcı, hem senâ hem de ta’dîl makamında O’na şöyle diyordu “Demek bu söze inanmıyorlar diye onların peşine düşüp kendini helâk edeceksin!”

Ve bu eşsiz fıtratın arkasında, daha bir sürü başyüce, bütün hayatları boyunca hep ızdırap düşünmüş, ızdırap soluklamış, ızdırapla eğilmiş, ızdırapla doğrulmuşlardır. Bir bakıma onların çektikleri, büyüklükleriyle mebsûten mütenâsib (doğru orantılı) olmuş; çektikçe yükselmiş, yükseldikçe çekmiş ve her türlü kötülüklerden arınarak birer semavî bilinmez haline gelmişlerdir. Evet, Hakk yolunda, millet yolunda çekilen sıkıntılar kadar insanı günahlardan arındıran, ulvîleştiren ikinci bir şey daha yok gibidir. “Günahlar içinde öyle günahlar vardır ki; namaz, oruç gibi ibadetler değil de, geçim yolundaki sıkıntı ve maişet derdi onlara kefaret olur.” (h.) Ya içinde yaşadığımız toplumu kurtarma gayreti ve bu uğurda çekilen sıkıntılar..!

Bugün bizim, şuna-buna değil; (Benim milletimin maddî-manevî mutluluğu için cehennemin alevleri içinde yanmaya râzıyım) diyenlere... Şahsî menfaat ve bencillikleri bir tarafa iterek Hakk ve millet yolunda fani olanlara... Toplumun ızdıraplarıyla kıvrım kıvrım kıvranıp, hep inilti kovalayanlara... Elinde ilim meş’alesi, her yerde bir çırağ tutuşturup cehalet ve görgüsüzlüklerle mücâdele edenlere.. üstün bir inanç ve azimle, dökülüp yolda kalanların imdadına koşanlara.. mâruz kaldıkları zorluklar karşısında isyan etmeden, ümitsizliğe düşmeden bir küheylan gibi yoluna devam edenlere.. yaşama arzusunu unutarak yaşatma zevkiyle şahlanan babayiğitlere ihtiyacımız var..! (Yitirilmiş Cennete Doğru, s. 27-28)

Son Güncelleme ( 03.09.2010 )
 
< Önceki
İnsanlar, idraki ve idrak olunanı bilirler ama, idrak edeni bilemezler. Bilen ruhtur, akıl vasıta; gören ruhtur, göz vasıta...
Fethullah Gülen Web Siteleri