İnhiraf Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
18.05.2006

Şimdiye kadar bir "Mehlika Sultan" uğruna, nice meçhullere yelken açtık. Ancak, ne sevdasıyla çöllere düştüğümüz Leylâ'yı bulabildik, ne de ayrıldığımız sahillere geriye dönebildik...

Bir cemiyet kendi ruh kökünden uzaklaşınca, bakış zâviyesi değişir ve değer hükümleri de bütün bütün alt üst olur. Böyle bir toplumda cihada "bâğîlik", zulme "adalet" nâmı verilir; tarihe lânetler yağdırılır; günün iğrençlikleri göklere çıkarılır; edep horlanır; hayâsızlık alkışlanır; iffet öcü gösterilir; yüzsüzlük tabiî sayılır; millete ve mâziye bağlılık en bayağıca karalanırken, köksüzlük ve köksüzler âdeta semâvîleştirilir..!

Karşı cinsle düşüp kalkma düşkünlüğü ve hep onlarla beraber bulunma arzusu, ya bir zaaf eseri ve tabiat bozukluğu veya o cinse ait karakteri taşıma emaresidir.

Sızıntı, Mayıs-Ağustos 1984, Cilt 6, Sayı 64-67

Son Güncelleme ( 17.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri