Ayasofya’nın İbadetten Uzak Kalışı Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, Yeni Ümit, Ekim 1990, Cilt 2, Sayı 10   
30.12.2003

Ayasofya’nın çevresindeki o ihtiyar ağaçlar, ihtiyar duvarlar ve kim bilir hangi hâtıralarla dolup-taşan kubbeler, kubbecikler, zaman zaman ruhlarımızda öyle anlaşılmaz hisler hâsıl ederler ki, onun bugünkü gecesinden kopup gelen bu duygular tıpkı birer matkap gibi sînelerimizi deler ve gönüllerimizde silinmeyecek izler bırakır-geçerler. Ne var ki, bu hâl çok uzun sürmez birdenbire inanç ve ümit ufkumuzda şafaklar tüllenmeye başlar.. ve kışın bahar emâreleri karşısında bozguna uğradığı; gecenin, şafağın pençesinde hırıltıya düştüğü gibi, Ayasofya’yı saran bunca zamanlık kasvetli bulutlar da birer birer dağılır ve yerlerini bize âit o masmâvi günlere bırakırlar.

Evet, hiçbir zaman karanlıklar ebedî olmamıştır ve olamaz! Hiçbir zaman boşluk sonsuza kadar sürüp-gidemez! Hiçbir zaman sukût ve sukûtlarla ilânihâye devam edemez..! Onun içindir ki, gönüllerimize göre olmasa bile, gecenin en karanlık demlerinde dahi, bize ümitle göz kırpan ışıklar; ruhlarımızı doldurup içlerimize inşirâh salan ilâhî soluklar ve irâdelerimize fer veren esinti ve kıpırdanışlar hiçbir zaman eksik olmamıştır, olmamaktadır ve olmayacaktır!

 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri