İnsanın Tabiatı Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, Sızıntı, Mayıs 1993, Cilt 15, Sayı 172   
30.12.2003

Ondaki bu televvün; daha yaratılırken her şey olmaya müsâit ve "a’lâ-yı illiyyîn" den "esfel-i sâfilîn"e kadar hem nâmütenâhî yükselmelere hem de korkunç alçalmalara açık hususî fıtratında.. ve mahiyetine hem ruhânîlik hem de nefsânîlik nüvelerinin yerleştirilmesinde; dolayısıyla da, insan tabiatının ezeliyet hedefli ve peygamber yörüngeli bir gayeye yönlendirilebilmesinde veya yönlendirilemeyişinde.. ruhundaki insânî cevherlerin idrak edilişinde veya edilemeyişinde.. özündeki potansiyel gücün sezilip değerlendirilmesinde veya değerlendirilemeyişinde.. ledünnî derinlikleri araştırılırken kalbin katmanlarına inilişinde veya inilemeyişinde.. iradenin hakkının verilişinde veya verilemeyişinde.. şuurun perde arkası sırlarının sezilişinde veya sezilemeyişinde.. hissin mâverâiliğe yönlendirilişinde veya yönlendirilemeyişinde.. vicdan mekanizmasının işleyiş keyfiyetinin bilinişinde veya bilinemeyişinde aranmalıdır.

Hayatlarını ruhun enginliklerinde, kalbin derinliklerinde ve her zaman vicdan eksenli sürdürebilenler, yer yer tabiatlarının bir yanındaki tümseklere, fıtratlarının çevresindeki dikenlere takılsalar da hep "a’lâ-yı illiyyîn"e doğru yürürler. Bütün ömürlerini beden ve cismaniyetin mahbesinde geçirenler ise, bir girdâbın etrafında dönüyor gibi, her an biraz daha gayyâlara gömülür ve hep "esfel-i sâfilîn" e doğru sürüklenirler.

 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri