Varlıklar Açısından Evvel-Ahir, Zahir ve Batın İsimleri Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, Sızıntı, Temmuz 2001, Cilt 23, Sayı 270   
30.12.2003

İsm-i Evvel itibarıyla, görülen-görülmeyen bütün âlemlerin bir evveli, ism-i Âhir itibarıyla da bir âhiri vardır. Biz evveliyeti düşününce hayretler yaşar, âhiriyeti mülâhazaya alınca da dehşetle ürpeririz. Bilfarz Muhbir-i Sâdık'ın eşrât-ı sâat, kıyamet, Cennet, Cehennem.. gibi âhiriyetle alâkalı beyanları olmasaydı, evveliyeti sessizlik murakabesine bağladığımız/bağlayacağımız gibi âhiriyet hakkında da hiçbir şey söyleyemeyecektik...

O, hem Evvel ve Bâtın, hem Âhir ve Zâhir'dir. Ezelden ebede, ilim plânında, taayyün hususiyetinde, ruh seviyesinde ve cisim keyfiyetinde her şey O'na ait, O'na râci; halk, hudûs, imkân, emir, kudret ve tedbir açısından da O'nun tasarrufundadır. Evvel O'dur, evveliyeti de, hüviyet-i Hakk'a nazırdır ve her şey tecelli itibarıyla O'ndandır.

"Bir nokta içre bunca şuûn Hudâ'dandır,
Bir hardal içre bunca nücûm Hudâ'dandır.
Hakikî vücud Zâhir u Bâtın Hak'tandır,
Hiç kimse bilemez hem ibtidâ nedir..."
İsmail Hakkı

Âhir O'dur; seyr u sülûk-i ruhanîde ve urûc-i umumîde her şey O'na dönmekte ve O'na dayanmaktadır. Zâhir O'dur; varlık kitabı, eşya meşheri, kâinat sarayı bütün işaret, alâmet, âyet ve şahitleriyle O'nu haykırmaktadır. Bâtın O'dur; melekûtî bütün mertebelerin müntehâsı O'na bakmaktadır. O'nun ötesi yoktur; bu konuda "öte" diye bir şey de yoktur ve işte bu nokta öteden beri "Kabe kavseyni ev edna" hakikatıyla işaretlenegelmiştir.

 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri