| Tavırlarla İçtihad ve Tecdid: Gülen ve Gülen Hareketi |
|
|
| İhsan Yılmaz | |
| 21.02.2002 | |
|
Sayfa 9 Toplam: 9 Sonuç Gülen, şimdi Türkiye'de bir fikir lideri olarak tanımlanmaktadır. [1] Gazeteler bazen ondan Türkiye'nin gayrı resmî sivil dinî lideri olarak söz etmektedir. [2] Gülen'in söylemi yalnızca konuşma düzeyinde kalmamıştır; pratikte o bütün takipçilerini onun ideallerini gerçekleştirmeye teşvik etmektedir. Yukarıda incelendiği gibi, Gülen'i entelektüel bir lider olarak kabul ettikten sonra, takipçileri kendilerini onun söylemine adapte etmekte ve içtihat olarak isimlendirilmemiş olsa bile, onun içtihatlarını izlemektedirler. Müslüman sosyo-politik, fıkhî ve eğitimsel söylemler ve uygulamalardaki yavaş ancak istikrarlı yenilenme sürecinin, yeni bir İslam politikası ve uluslar arası ilişkilere, yenilenmiş fıkhî söyleme ve İslami eğitim sisteminde bir yenilenmeye götüreceği, böylece aşağıdan yukarı doğru bir yaklaşımın gelişmesiyle modern ve uyumlu bir toplumun yolunu açacağı aşikârdır. Burada ileri sürülen argümanların kanıtlanması için daha fazla ampirik araştırmaya kesinlikle ihtiyaç bulunduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Gülen'in söylemindeki unsurların hepsi olmasa bile, bazıları benzersiz değildir. Modern çağın meydan okumalarına karşı, 'altın çağ' olarak adlandırılan geçmişin İslam'ından taviz vermeden, yeni fikirler ve anlayışlar geliştiren bir dizi Müslüman düşünür, entelektüel ve müçtehit bulunmaktadır. Yine de Gülen'i orijinal kılan, sayıları birkaç milyona varan çok sayıda insanı, kurumu oluşturması; söylemini uygulamaya koyması ve altın bir nesil yetiştirme ve genel küresel barışı sağlama idealini gerçekleştirme konusunda ikna edici olması ve harekete geçirmesidir. İlk gözlemler göstermektedir ki, Gülen yalnızca Müslüman söylemleri ve uygulamaları yenilemekle kalmamış, ayrıca kamusal alanı, bunu yaptığını iddia etmeden yada bundan dolayı öğünmeden, dönüştürmektedir. Bu açıdan, hareket ayrıca Gülen'in söylemlerine dayalı bir düşünce okulu halinde gelişmekte ve bütün İslam dünyasını etkileyecek bir potansiyelle yenilenme örneği oluşturmaktadır. Bu dönüşüm süreci Türk kamusal alanında kesinlikle bir tecdittir. Yukarıda vurgulandığı gibi, dâhilî İslâmî hukuk çoğulculuğu İslam dünyasının farklı kısımlarında, aynı zamanda, yerel şartlar tarafından şekillendirilen farklı içtihatların yapılmasının mümkün olduğunu göstermektedir. Bu nedenle başka yerlerde de başka tecditlerin olması gayet olasıdır. Yine de Türk dünyasının küresel sosyo-politikada öneminin ve ağırlığının artmasıyla birlikte, Gülen'in tecdidi daha da etkili olacaktır. Bu yenilenmenin etkisi, küresel köyün en ücra köşelerinde bile etkili bir biçimde hissedilecektir. Gülen hareketi zaten Türkiye'nin bölgedeki potansiyel liderliğine katkıda bulunmuştur ve onun takipçileri 50'den fazla ülkede 'yeni mesajı' davranışlarıyla yaymaktadır. [1] Enis Berberoğlu, Hürriyet, 10 Ağustos 2000. [2] Avni Özgürel, Radikal, 2 Mart 2001. |
|
| Son Güncelleme ( 19.10.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



