Tebliğ Açısından Hudeybiye Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
16.05.2006

Hudeybiye, tebliğde ayrı bir fırsat buududur. Allah Resûlü'nün böyle ağır şartları hâvî bir anlaşmayı kabul etmesi, işin başında Hz. Ömer gibi Allah Resûlü'ne bağlılığı müsellem şahıslar tarafından dahi, itiraz mânâsına gelebilecek bir reaksiyonla karşılanmış ve o esnada kaybetme sath‑ı mailinde buğulu dakikalar yaşanmıştır.[1] yaşanmıştır ama ertesi sene Müslümanlar, ellerini-kollarını sallaya sallaya Mekke'ye girmişlerdir. Bu ise Mekke'de bir sene boyu konuşulan mevzu olmuştur. Böylece gönüller İslâm'a karşı yavaş yavaş hazırlanabilmiş.. ve Mekke'nin ileri gelen dev şahsiyetlerinden Halid b. Velid, Amr b. Âs ve onlar gibi kişiler bu arada kendi hür iradeleriyle İslâm dinine girmişlerdir.[2] Onların izzetleri rencide olmadan İslâm'a girmeleri, ileride yapacakları hizmetler açısından çok mühimdi ve öyle oldu...

Ayrıca, biat esnasında ashabın, Allah Resûlü'ne karşı gösterdikleri bağlılık örneği, Mekkeli murahhasların gözünden kaçmamış[3] ve bu da Mekkelilerin İslâm'a karşı yumuşamalarını hızlandırmıştır.

[1] Buhârî, şurût 15; Müslim, cihad 94.
[2] İbn Hişâm, es-Sîratü'n-nebeviyye, 4/238-240.
[3] Buhârî, şurût 15; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 4/329-330.

Son Güncelleme ( 23.06.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri