Nuranî Heyet Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
28.05.2007

Nurlar, imanî mevzularda yapmış oldukları tavzihlerin yanında icmâlî olarak İslâm'ın diğer meselelerine de temas etmişlerdir. Bediüzzaman, kendi yaşadığı dönemde icmâlî olarak ortaya koyduğu bu meseleleri, gelecekteki bir kısım nuranî zatlara ve heyetlere havale ederek tafsilini onlara bırakmıştır.

Evet, onun ifade ettiği icmalî meseleleri fert değil, heyetler açacaklardır. Bu heyet içindeki fertler, tıpkı bir bayram sofrasında olduğu gibi Nur mutfağının o zengin menüsünü, birer birer o sofraya taşıyacaklar ve bir sofra düzeni içinde fertler, önce ekmekten başlayarak sonunda baklavaya varıncaya kadar ne ortaya konması gerekiyorsa heyet hâlinde onu yerine getireceklerdir. Tabiî bu meselenin birden olmasını düşünmek yanlış olur. Bunlar, bir sünuhat kabîlinden, ihtiyaca binaen, zaman içinde hiç farkında olmadan akıp akıp gelecek ve ortaya çıkıverecektir. Bu faaliyetin içinde bencillik ve sun'îlik olmamalıdır; zira sun'îlik, riyakârlıktır. Şimdi bu mânâda bir kişi kalkıp Rahmân sûresini tefsir etmeye teşebbüs etse uygunsuz bir iş yapmış olur. Çünkü yapılacak şeylerde ittifâkîlik esas, şahs-ı mâneviye ait olması da olmazsa olmaz biricik yoldur.

Son Güncelleme ( 31.05.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve gelişir. Bir ağacın çiçek ve meyveleri ne ise, bir toplumun kültürü de odur. Kendi kültürünü olgunlaştıramamış veya kaybetmiş milletler, meyve verememiş veya meyveleri dökülmüş ağaçlara benzerler.
Fethullah Gülen Web Siteleri