| İnsafın Değil, Aklın da O Yerde Namı Yok |
|
|
| Hamdullah Öztürk, Zaman | |
| 17.10.2010 | |
Hamdullah Öztürk
Cihaner'in Yargıtay vasıtasıyla serbest bırakılmasını ve Ergenekon davasına bakan savcıların her kararname döneminde görevden alınması için yapılan girişimleri hatırlamak, bugünün manasını daha iyi anlamamıza yardım edebilir. Belki de seçilen yeni üyelere bağlı olarak, adalet sistemimiz, ideolojik tutumlardan arınma fırsatı bulacak. Belki de o zaman, teröre karşı kahramanca mücadele edenlerin emeğini, faili meçhullerle kirletenler türeyemeyecek. Bu tür insanların suç dosyaları kapatılamayacak. Teröristlerin tehdit altına aldığı insanların devlete sığınma yollarını kapatarak, devlete güveni sarsıp, bölücülüğe destek olanlar kahraman gibi dolaşamayacak. Malum, mustafi HSYK üyelerinin ısrarla görevden almak istediği hâkim ve savcılar, Ergenekon, Erzincan ve faili meçhul (meşhur olan adıyla Cemal Temizöz) davasına bakan kişilerdi. Son iki ayın değişmez gündemi Hanefi Avcı'nın da ısrarla üzerinde durduğu konulardan birisi, terör suçlarına bakan, 250'lerde vazifeli tüm hâkim ve savcıların görevden alınmasıydı. Sadece bu istek bile, problemi ortaya koymaya yeter aslında. Öyle bir kirlenmişlik var ki, bu kirlilik devletin yapması gereken zaruri reformları bile imkânsız hale getiriyor. Temiz insanların çoğalması kirlileri fark edilir hale getirdiği için temizleri tehlike addetmek zaruret haline geliyor. Hanefi Avcı'yı dikkatle takip etmekte fayda var. Tartışmaların seyri, hangi etkinin, bir insanı bir yıl içinde yüz seksen derece değiştirebildiğini gözlerden kaçırıyor. Bence bu "lügazın sırrı", müstafi HSYK üyelerinin ısrarla bitirmek istediği davalarda saklı. Hanefi Bey'in bilinen imajından hareketle dile getirilen, "Avcı bir oyun yazdı ve hepimiz onu oynuyoruz." görüşüne katılamıyorum. Bence Hanefi Bey de bu oyunda rol almak zorunda kalmışlığın huzursuzluğunu yaşıyor. Davranışlarındaki sekteler ve televizyon programlarında çizdiği portreden bunu görmek mümkün. Özellikle bir kesim fazlasıyla huzursuz. Midesini üşütmüş hasta gibi, en güzel nimeti bile görse içi bulanıyor. Malum böyle hastalar müşahede altına alınıp, serum vasıtasıyla bulantısı dindirilir. 'İçtimâî bulantıların serumu nasıl olur?' bilemiyorum. Sadece bir örnek verip, noktalamak istiyorum. Dünkü gazetelerden birinin ilk sayfasının sürmanşetinde "Hukuk ayıbı bu yıl sonu bitecek, Ergenekoncular yeni yılda serbest" haberi vardı. Haberin içinde Ergün Poyraz'ın fotoğrafı var. Ayrıca Emin Çölaşan'ın köşesi kutu olarak gömülmüş; başlığı "Yeni oyunlar yeni figüranlar". Manşette Fethullah Gülen Hocaefendi var. Başlık şöyle: "Asker, yargı, emniyet, eğitim, spor, sanat ve iş dünyası derken... Altın jenerasyon devleti sardı!" Alt başlığa da şunları yazmışlar: "Kim bunlar?.. Bunlar Fethullah'ın okullarında özel olarak yetiştirilen ve devlete sokulan çocuklar." Resim olarak Hocaefendi'nin talebelerine ders okuturken çekilmiş bir fotoğrafı konulmuş. Resmin altına da, Türkiye'ye şeriatı getirmek suçuyla yargılanan Fethullah Gülen'in Amerika'ya yerleştiği, orada hem müritlerini yetiştirip hem de Türkiye'nin iç siyasetine karıştığı yazıldıktan sonra, "Hatta dönme planları bile yapıyor..." denilmiş. Onun yanında da Çevik Bir'in resminin yer aldığı bir haber var: "Cemaatin dinlediği kişiler arasında Genelkurmay eski 2. Başkanı Çevik Bir de varmış." İnsafı geçtik, aklın da bulandığını göstermez mi bu haberler? Çünkü aynı gün, başka gazetelerde Ergün Poyraz'a, ETÖ davasında yargılanan Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un örtülü ödenekten para aktardığının belgeleri vardı. Cemaat dinlemiş dediği olayın, Çevik Bir de dâhil olmak üzere 50 kadar kişinin, Hanefi Avcı tarafından dinlenmesiyle ilgili olduğunu sağır sultan bile duydu. Onlar da ifade verdikten sonra Hanefi Bey'den şikâyetçi olduklarını duyurdular. Hocaefendi'nin şeriat getirmek suçuyla yargılandığı söyleniyor, kaziye-i muhkeme ile beraat ettiği söylenmiyor. Talebe yetiştirmek ve ülkesine dönmek suç gibi zikrediliyor. Eğer talebe yetiştirmek ve suçsuz bir insanın ülkesine dönmesi suçsa sizin adaletinizden Allah korusun!.. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



