İyi bir kul olabilmenin ve Kur'an'a hizmet edebilmenin zorluğu nazara verilirken, "Bu yol uzaktır/Menzili çoktur/Geçidi yoktur/Derin sular var." denilmektedir. Bu yolda insanın önüne çıkabilecek şeytânî tuzaklar nelerdir?
Olmuş olacak her şeyi bilen Cenâb-ı Allah'ın imtihan etmesi, bize kendimizi göstermesinden ibarettir; yoksa, o bizi zaten her halimizle bilmektedir. (01.33)
"Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla imtihan ederiz." (Bakara, 2/155) mealindeki ayette işaret edilen imtihan çeşitleri... (03.26)
Cennet yolunda yürürken bir duraktaki surî güzelliklere takılarak asıl hedefi unutan bir sürü insan var! (05.35)
Şeytanın illüzyonları... (07.45)
A'râftakiler... (09.55)
"Onlara, kendisine ayetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin kıssasını da anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o ayetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı. Eğer dileseydik, onu o ayetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lâkin o yere saplandı ve hevasının esiri oldu. Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar salya akıtır! İşte bu, tıpkı ayetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen hadiseyi onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler." (A'raf, 7/175-176) mealindeki ayet-i kerimelerde anlatılan talihsizler ve onların ayağını kaydıran şeytanî dürtüler... (13.56)
Sözkonusu beyan-ı ilahîde, bir zamanlar İsm-i A'zam'ı biliyor olmasına rağmen daha sonra yoldan çıkan bir insana "köpek" ve akabinde bazı kimselere de "eşek" denmesinin hikmeti... (20.33)
"Bela"nın kelime manası, bela çeşitleri ve insanların farklı farklı belalara mübtela olmaları... (24.40)
Şeytanın zil takıp oynamasına vesile olan insanî boşluk... (26.40)
Şöhret tutkusunu ötelere kadar taşıyan zavallı birinin "Acaba benim cenazem de bu kadar kalabalık olur mu?" sözüyle dile getirdiği ölçüde hubb-u câha kapılan bir adam şöhreti uğruna her kötülüğü yapabilir. (31.50)
Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.