| Bilmenin Gereklerini Yapmak |
|
|
| Fethullah Gülen | |
|
Aslında, cennetlik mi cehennemlik mi olduğumuzu merak etmek değil de, o mevzuyu çok iyi bilmiş olmanın gerekleri nelerse onları yerine getirmek önemlidir. Mesela, bilseydin ki iki alternatif var. Hayattan sonra ölüm var; daha sonra hayatın hesabını vermek, ebedî saadeti kazanmak ya da kaybetmek var. İşte bir haşr u neşrin, cennet ve cehennemin varlığını bildikten sonra ne yapmak lâzımsa onu yapmak önemlidir. Hz. Ali’nin “Dehriyyun”a dediği gibi, “Siz diyorsunuz ki cennet yok, öbür âlem yok, ebedî saadet yok; ben de diyorum ki bu inkâr ettiklerinizin hepsi var. Şimdi iş benim dediğim gibi ise, siz ne kaybettiğinizin farkında mısınız? Farz edelim ki; sizin dediğiniz doğru olsun. Ben ne kaybederim ki. Sadece hayatımı disiplin içinde geçirmiş olurum.” İşte, basit bir ifade içinde yüksek bir mantığın seslendirilmesi. Ölüm... Bir anlık bir mesele. Hiç gaflete tahammülü yok. Kalbte bir iğbirar, bir kendini beğenme, kibir, amelde başka mülâhazalara girme... Ya o gaflet anında bastırırsa ne yaparsın. O kopukluk içinde gelir çullanırsa ne edersin. Daha kötüsü de vardır; ama o buradaki arkadaşlardan fersah fersah uzaktır. İçki içip sarhoşken denize uçanlar; alkolden ölenler; birbirini bıçaklayanlar; fuhşiyât içinde gidenler… Bunlar meclisten dışarı şeyler. Hep dışarı kalsın, evlad u ıyalinizden de arz ve sema uzaklığında uzak kalsın. Bir düzen kurulmuş; bu düzen tamamen ebedî âlem için işliyor, çarklar hep onun için dönüyor. O âleme ait ürünler hâsıl ediyor. Bu düzene uymayanlar düzensiz yaşıyorlar. Onlar da enerji sarf etseler bile anarşist enerji sarf ediyor, aritmik yaşıyorlar. Ahiret buutlu bir ömür sürmeyenlerin çok huzurlu oldukları da söylenenemez. İyi inansa insanın hiç kaybı olmaz. Ve inancın gereğini yaşamak Üstad’ın namaz için dediği gibi çok ağır bir şey de değildir. Büyük bir talihsizlik; Allah’ı tanımama, ahireti bilmeme. Ne liyakatimiz vardı ki? O bize lütfetmiş. Azıcığını bile olsa; numunesini vermiş; “Bakın, tadın” demiş. Evet, akıbet ve encam çok önemlidir. İnsan, hayatın bir noktasında öyle köpürür ki magmalar gibi, fakat hafizanallah bir inkıtaya girer, bir insilah (Araf Sûresi 175’inci âyette zikredilen şahısta olduğu gibi inanç ve itikadından yavaş yavaş sıyrılıp kopma) baş gösterir. Hiç farkına varmadan uzaklaşır, uzaklaşır, hiç duymamış, tatmamış gibi olur. Kupkuru, kaskatı bir ceset gibi… Encam çok önemlidir. O da ısrara bağlıdır. Kat’iyen kendi ameline, kendi mârifetine güvenmemeye bağlıdır. Onun emrettiği şeyi katlayarak yapma; fakat asla kendine güvenmemeye… (Gurbet Ufukları, s. 188-189) |
|
| Son Güncelleme ( 14.08.2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



