|
–“Mehlika Sultan” şâirine ithâf olunur – Işığa gönül vermiş bu yiğitler, Bir gece sonsuza yelken açtılar. Işığa gönül vermiş bu yiğitler, Geçerken her yere nûrlar saçtılar. Rûhlarını sardığı günden beri, Solmayan güzelliklerden akisler; Her gece rüyâlarında bir peri, Onlara öteden türküler söyler... Yâr deyip gezerler gözleri giryân, Hülyalarında hep o eşsiz dilber, Ruhlarında iman ve pür-heyecan; Gözetirler dört bir yanı beraber. Aşk u şevkten kanatlarla günlerce, Koşuyorlar ümitlerle dopdolu. Rengârenk hülyâlarıyla her gece.! Neler duyarlar gözleri buğulu. Dereli tepeli çetin yolculuk, Onlar harıl harıl; hep O’nu arar; Allah kapısında ebedî kulluk; Hak, kapıkullarına her zaman yâr... Dâvâmızın kara sevdâlıları, Varınca bu dünyanın ötesine; Bir “yâd-ı cemîl” olacak adları, Girecekler millî rûh bestesine... Her biri bin gönülde yaşayacak, Sîmâlarında ebediyet rengi; Hâtıraları asla solmayacak, Öte taraftaki güllerin dengi... Işığa gönül vermiş bu yiğitler, Seyrettikçe çevreyi mest ü mahmûr, Dirilip bir daha ölmek dilerler, Ellerinde kevserler dolu fağfûr...
Sızıntı, Mayıs 1985, Cilt 7, Sayı 76 |